logo

e-ticaret paketleri

Azınlık vakıflarına müjde var

Azınlık vakıflarına müjde var

Tartışılan vakıflar kanununa bayram hediyesi verildi.Azınlıklar çifte bayram yaşayacak, aynı haklar acaba kendi halkımıza tanınıyor mu?

Vakıf olmasına rağmen Kuran Kursu yıkan , kilise onaran hükümetten hiçte şaşılmayacak bir karar.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçmişte huzur ve kardeşlik iklimini bozmaya çalışan provakasyonların olduğunu belirterek “Hala bu gün de var. Kimsenin hatasını sahiplenmeyeceğiz ki o hataları tekrarlamaya çalışanlar bir daha asla huzurumuza kastedecek cüret ve cesareti bulmasınlar” dedi. Erdoğan “Allah şahidimiz olsun ki, hiçbir zaman hiçbir yerde, hiçbir vatandaşımızın, hiçbir insanın “ruh tedirginliği” içinde yaşamasına gönlümüz, vicdanımız asla el vermez” diye konuştu. “Bugün de buraya da eli boş gelmedik” diyen Erdoğan “Bize göre temel hak ve özgürlükler asla ulufe, bağış, lütuf gibi görülemez, gösterilemez” dedi.

Umut TÜTÜNCÜ/ AHT

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti Cemaat Vakıfları tarafından Arkeoloji Müzesi’nde düzenledikleri iftara katıldı. İftar yemeğine hükümetin azınlık vakıflarına ait taşınmazların geriye iadesiyle ilgili kararname müjdesi damgasını vurdu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan, Bülent Arınç ve eşi, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ve eşi, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, AB Bakanı Egemen Bağış ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez gibi isimlerin katıldığı davete ayrıca Türkiye’deki Gayrimüslim Cemaati temsilcilerinden Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ermeni Patriği Vekili Aram Ateşyan, Türkiye Hahambaşı İshak Haleva ve Suryani Ostodoks Ruhani Lideri Yusuf Çetin gibi isimler katıldı. Erdoğan şöyle konuştu “İşte, burası İstanbul. Burada yüzyıllar boyu ezan, hazan ve çan bir arada var olmuştur. Burada camiler, kiliseler, sinagoglar yüzyıllarca aynı caddede, aynı sokakta yan yana yaşamıştır. Millet olarak, ülke olarak bu noktada eşsiz bir tecrübeye sahibiz. O tarihi kökler üzerinden bugün, burada, birlikteyiz. İnşallah daima barış ve huzur içinde buradaki gibi bir arada, birlikte olacağız. İftar sofrası sadece “birlikte bir yemek” değil, birlikte köklü bir hatırayı ve bir manevi iklimi paylaşmaktır. Öteden beri bu sofrada herkese yer var değerli dostlar.”

PROVAKATÖRLER BUGÜN DE VAR
“Ne yazık ki, bu huzur ve kardeşlik iklimini bozmaya çalışan provokasyonlar da olmuştur. Gezmiş zaman içinde -ve hala bu gün de var- provakatörler çıkmıştır. Hükümet olarak son 9 yılda demokratikleşme noktasında attığımız kararlı adımlar, hukuk dışı yapılanmalara karşı verdiğimiz kararlı mücadele ile bizatihi bu provokasyonları boşa çıkarttık. Kimsenin hatasını sahiplenmeyeceğiz ki o hataları tekrarlamaya çalışanlar bir daha asla huzurumuza kastedecek cüret ve cesareti bulmasınlar. Hiçbir insanın “ruh tedirginliği” içinde yaşamasına gönlümüz, vicdanımız asla el vermez. Herkes gibi farklı inanç gruplarının da “farklılıklarından dolayı” maruz kaldıkları haksızlıkları biliyoruz. Ama artık geride kaldı”

HER VATANDAŞIMIZ BİRİNCİ SINIFTIR
“Bizim ülkemizde vatandaşımızın inancından, etnik kökeninden, giyiminden, farklı hayat tarzından dolayı baskı gördüğü dönemler, evet, geride kaldı. Bu ülkenin hiçbir vatandaşı, Anayasa ve yasalar karşısında diğer bir vatandaşa üstün değildir. 74 milyon vatandaşımızın her biri bu ülkenin asli unsurudur, birinci sınıf vatandaşıdır. Bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan her insanımız, bütün farklılıklarıyla bizim nazarımızda birdir, beraberdir. Hiç kimsenin ötekileştirilmesini de kabul etme için bir gerekçe değildir. Bu topraklarda yaşayan tek bir vatandaşımızın ruhunun incinmesine, ayrımcılığa maruz kalmasına müsaade etmeyiz, edemeyiz”

AB AKIL TUTULMASI YAŞIYOR
“AK Parti Hükümeti olarak son 9 yılda gerçekten de bu ülkede yaşayan bütün kesimleri aynı derecede kucakladık, tabuları yıkarak tarihi reformlara imza attık. Maalesef şu anda Türkiye’ye karşı çifte standarttan da öteye AB’nin akıl tutulması yaşadığı bir dönemdeyiz. Bizim gösterdiğimiz samimiyeti AB üyesi ülkeler gösteriyor mu hayır böyle bir şey yok.

MERKEZ BANKASININ İSTANBUL’A TAŞINMASINI TEHİR EDİYORUZ
“Mastrich ekonomi kriterlerinin yerine İstanbul ekonomi kriterlerini koyar yolumuza devam ederiz. İstanbul’u finans merkezi haline getiriyoruz. Sermaye piyasası kurulu ve diğerleri. Merkez bankasını tehir ediyoruz. Bütün kurum kuruluşların yapılanması buna yöneliktir. Türkiye için bunlar zor şeyler değil.

BURAYA ELİ BOŞ GELMEDİK
“Bu çerçevede geçtiğimiz dönemde farklı inanç gruplarımızın sorunlarının çözümüne yönelik de tarihi kararlar aldık ve bu kararları uygulamaya koyduk. Bugün de buraya da eli boş gelmedik. Yaptığımız yasal düzenlemelerden sonra uygulamadaki aksaklıkları da göz önünde bulundurarak yeni düzenlemeler yaptık.”

VAKIFLAR ADINA TESCİL EDİYORUZ
Az önce de ifade edildiği gibi Dün itibariyle 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na eklediğimiz geçici madde ile Cemaat Vakıflarının 1936 yılında beyan ettikleri bütün taşınmazları artık Vakıflarımızın kendi adlarına tescil ediyoruz. Tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte 12 ay içinde müracaat edilmesi halinde, ilgili tapu sicil müdürlükleri tarafından cemaat vakıfları adına tescil edilecek.”

TÜM VATANDAŞLARIMIZ BİZE BİRER EMANETTİR
“Şimdi daha ileri bir adımla yıllardır ülkemizi uluslararası çevrelerde zor durumda bırakan bir meseleyi de çözüme kavuşturmuş oluyoruz. Şimdiden hayırlı olsun. Bize göre temel hak ve özgürlükler asla ulufe, bağış, lütuf gibi görülemez, gösterilemez. Çünkü biz vatandaşlarımızı kendimize birer emanet olarak görüyoruz.”

ERMENİ VE MUSEVİ VAKFILARINDAN SOMALİ’YE BAĞIŞ
“Biz elimizi uzattığımız her yerde Haiti, Şili, Açe’de bulunduk. Müslüman mı, Buda mı, hiçbir ayrım yok. Biz orada Budistlere de evler yaptık. Somali ile ilgili sayın Bedros bana kalktı kendi hastanelerinden 100 bin liralık çeki getirdi. Somali’ye yardım olmak üzere. Aynı şekilde Musevi dostlarımız bize yine 15 bin dolarlık çeki getirdi.

HALEVA “OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN IŞIĞI HALEN DEVAM EDİYOR”
Türkiye Hahambaşı İsak Haleva “Mükemmel bir şey. Bu gün tarihi bir gün. Osmanlı İmparatorluğu’nun ışığı halen devam ediyor. Büyük bir olaya imza attığı için şükranlarımızı sunuyoruz. Fevkalade. Osmanlı imparatorluğundan kalma bir ışığın devamına kendisi imza atmıştır. Çok muhteşem bir olumlu adımdır. Fevkalade ve bütün dünyanın takdir ettiği bir konudur” dedi.

YAPILAN BİR HAKSIZLIĞIN TAMİRİDİR
Fener Rum Patriği Bartholomeos “Sayın başbakanımızın bu davetimizi kabul etmesi bizim için büyük bir şeref onur. Aynı zamanda sevinç vesilesidir. Hükümetimizin azınlıklara karşı gayrimüslim vatandaşlara karşı gösterdiği ilginin bir ifadesidir. Ve güzel bir vesile oldu. Biliyorsunuz cemaat vakıflarının mallarının iade edilmesine denk geldi. Zannediyorum sayın başbakanımız böyle ayarladı. Bu ben kendisine şükranlarımı arz ediyorum. Yapılan bir haksızlığın tamiridir. Restorasyonudur. Eskiden çok nahoş olaylar oldu. Teker teker düzeltiliyor. Bir hukuk devleti içinde yaşıyoruz. Onun daha iyisini de göreceğimizden eminiz.”

KENDİ KİLİSEMİZİ YAPMAK İSTİYORUZ
Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri Yusuf Çetin “Özellikle Doğu, Güneydoğu’da vakıflarımız var. ama İstanbul’da bir tek metropolitlik binamız var. Bir de kilisemiz var. 40 seneden beri hükümetimizle diyalog halindeyiz. Yeni kilise yapmak için ama daha istediğimiz randımanı alamadık. İnşallah o randımanı alırsak çok seviniriz”

ATEŞYAN “BU GÜN ÇİFTE BAYRAM”
Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan “Bu ramazanın en özel iftar akşamlarından bir tanesi. Başbakanımızın ve hükümet yetkililerinin gösterdiği ilgi bu gün bizlerin arasında olması bizim için bir bayram. Hatta bu gün çifte bir bayram. Başbakanın azınlıklarla ilgili kararnamesi bizim için bu akşamı çifte bayram yaptı. Büyük bir hediye oldu. Sorunların ilerleyen süreçte rahatlıkla çözüleceğinden eminiz. Başbakana müteşekkiriz”

İSHAK ALATON “BUNDAN SONRAKİ ADIM HERKESİN EŞİT MUAMELE GÖRECEĞİ ANAYASA”
Devrim gibi bir şey. toplumsal barışın yolu açılmış oldu. Bu güne kadar hep birinci sınıf vatandaşlar ve ikinci sınıf vatandaşlar vardı. İkinci sınıf vatandaşlar dediğimiz azınlıklardı. İşte bu ayrımcılığı geride bıraktık. Şimdi herkes eşit oldu. Bundan sonraki adım da herkesin eşit muamele göreceği bir anayasanın temellerini atmaktır. Biz de bu yüzden bu akşam çok heyecanlıyız.”

İftar yemeğinde Kafe Aman İstanbul orkestrası Türçke, Rumca, Ermenice ve Sefarad şarkılarından oluşan minik bir konser verdi.

1331 Kez Görüntülendi. Etiketler: » » » » » » »
#

SENDE YORUM YAZ