Son Dakika
Bilindiği gibi İslam Tarihinde , Resulullah (s.a.s.) ‘ın vefatının üzerinden daha bir asır geçmeden , her biri de İslam’ı en iyi kendilerinin temsil ettiği iddiasında olan birtakım fırkalar zuhur etmeye başlamıştı. Bunların çıkış sebepleri arasında , siyasi iktidara sahip olmak düşüncesinin daima ağır basmış olduğu , bu arada hemen belirtilmelidir.
Ayrıca bu fırkaların , sayı bakımından zaman zaman pek fazla arttığını söylemek mübalağalı görülmemelidir. Bunların pek çoğu , tarihi fonksiyonlarını icra ettikten sonra kaybolup gitmiştir; ama bir kısmı muhtelif siyasi menfaat ve anlayışa bağlı kütlelere dayanarak varlıklarını dahi sürdürmektedir. Bunlar , yaşayabilmek için de Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Nebeviye’yi kendilerine yardıma çağırmak suretiyle esas niyetlerini yine Kur’an ve Sünnet’ten biçilmiş kaftanların ardına gizlemek ve örtmek yolunu tutturmuşlardır. Bu zümrelerin her biri “İslam’ı en iyi temsil” iddiasıyla ortaya çıktıkları ve varlıklarını sürdürebilmek için bu yolda propaganda bulunarak Müslümanları kendi saflarına çekmeye ve katılamayanları neredeyse “kafirler” ve “düşmanlar” olarak görmeye ve göstermeye çalıştıklarından İslam dünyası dolayısıyle Müslümanlar , ayrı ayrı muhalif partilere mensup insanlar haline sokulmakta ve neticede asıl ve öz , yani İslamiyetin temel hedefi ve esprisi bir kenara itilmektedir. Nitekim bugün Şiilik, İsmaillik, Kadiyanilik , Dürzilik , Nusayrilik , Vehhabilik veya Yeni-Selefçilik gibi isimler altında faaliyet gösteren fırkalar ile kendileri gibi davranmayan ve düşünmeyeni “saf dışı “ ve hatta “ kafir “ ilan eden Harici zihniyetenin mümessilleri olan zümrelerin faaliyetleri nasıl başka türlü açıklanabilir?
Nasıl bugün siyasi partiler ülkeyi en iyi kendilerinin yönetebileceğini söylüyor ve bu işin gerektiği en doğru fikrin kendi partilerince ortaya konduğu iddia ederek iktidar için hesaplar yapıyor , taraflar kazanma yollarını arıyorlarsa , bu zümreler de , en iyi en doğru tavır ve görüşün kendilerini olduğunu ileri sürmüş ve sürdürmektedirler.
Allah’ın fırkalaşmanın , bölünüp parçalanmanın zararlarını göstermesine rağmen Müslümanların aralarındaki bu ayrılığın sebepleri nelerdir? Özellikle İslamiyete müteallık meselelerin neden ihtilafa düşmekte birbirlerini acımasızcasına suçlamaktadırlar.
BENZER HABERLER