Mayıs 2009 için Arşiv

Robert mi, Saint Benoit mı yoksa Alman mı?

Pazar, 31 Mayıs 2009

Abbas Güçlü’nün Yazısı :

31 Mayıs 2009 Pazar

18 bin 500 öğrenci bugün Türkiye’nin en iyi okullarından bazıları için ter dökecek. Aynı öğrenciler gelecek hafta da SBS’de terleyecek. Amaç, daha iyi bir gelecek.

Yabancı Okullar Sınavı YDS’de kazanma şansı bu yıl önceki yıllarla kıyaslanmayacak derecede yüksek.

Amerikan, Alman, Fransız ve İtalyan okulları ilk kez kendi yaptıkları bir sınavla öğrenci alıyor. Türk kolejler ve anadolu liseleri ise SBS ile öğrenci seçecek.

Yabancı kolejlere girmek bu yıl neden çok daha kolay olacak?

Bu yıl daha kolay İşte size birkaç neden:

- Başvuru sayısı önceki yıllara göre azaldı.

- Öğrenim ücretleri yükseldi.

- Özel Türk kolejleri ve fen liselerinden öğrencilere tam burs verenler arttı.

- SBS’de olduğu gibi okul puanından kaynaklanan kayıplar söz konusu değil.

- Üniversiteyi kazanma oranları yurtdışında artarken yurtiçinde azaldı, bu da kaçışa neden oldu.

Yukarıdaki gerekçelere çok daha fazla maddeler eklenebilir. Çünkü hemen her gün yeni gelişmeler oluyor.

Bu noktada çok çarpıcı örnekler var. Örneğin, 10 yıl öncesine kadar ikinci, üçüncü yedeğine inmeyen okullarda, şimdi 200, 250’nci yedeğe bile şans doğabiliyor.

Bazı Türk kolejlerinin üniversite sınavlarına endeksli bir eğitim sürdürmesi ve yerleştirme oranlarının yüzde 90’a hatta yüzde 95’lere çıkması öğrencilerin de velilerin de kafasını çelmeye yetti de arttı.

Son yıllarda açılan bu okulların, isimlerini duyurabilmek için, yüzde 100 bursun yanı sıra yüklü cep harçlıkları da vermesi tercih değişikliğinin önemli nedenleri arasında yer alıyor.

Devlet fen liseleri ile popüler anadolu liselerinin hem ücretsiz hem de ÖSS’deki başarı oranlarının yüksek olması da yabancı kolejlere talebi azaltan faktörlerden bazıları.

Peki bütün bunlar yabancı okulların değerini azaltıyor mu? Ya da başka bir deyişle, dünden bugüne farklı kılıyor mu?

Bu konuda söylenecek çok söz var. En başta şunu söyleyebiliriz: Dün nasıl idilerse bugün de öyleler. Ama 8 yıllık kesintisiz eğitim en fazla onları vurdu!

Orta bölümlerinin kapanması yabancı dil konusunda sorun yaratıyor gibi gözükse de bugün için bu konuda gene en başarılı okullar hâlâ onlar.

ÖSS’de diğer iddialı okullar gibi yüksek başarı elde edemeseler de öğrenciye kazandırdıkları diğer okulların çok ötesinde.

Yabancı okullar diğer pek çok okul gibi ekonomik krizin eşiğinde olmasalar da eskisi gibi büyük ekonomik olanaklara da sahip değiller. Bu yüzden öğrenim ücretleri sürekli artıyor. Bunun veliye yansıması da hep negatif yönde oluyor.

Kaliteyi korumak için daha çok burs vermek zorundalar ama zorlanıyorlar. Eğer burs yelpazesini genişletmezlerse, yine öğrenci bulmaya devam ederler ancak en iyi öğrencilerin adresi olmaktan adım adım uzaklaşırlar.

Ne istediğiniz önemli

Lise seçimi bir anlamda hayatınızın sonraki akışına yön vermek demektir. İşte bu aşamada ne istediğiniz çok önemli. Örneğin gelecekle ilgili beklentileriniz neler?

- Üniversiteyi yurtiçinde mi okuyacaksınız yoksa yurtdışında mı?

- Ciddi anlamda yabancı dil öğrenmek istiyor musunuz?

- Derslerin ötesinde sosyal alanda da farklılık arıyor musunuz?

- Vizyon, karizma ve donanımın ÖSS kadar önemli olduğuna inanıyor musunuz?

- Devlette mi yoksa özel sektörde mi çalışmak istiyorsunuz, yoksa kendi işinizin patronu olmayı mı?.. Mastırı yurtiçinde mi yoksa yurtdışında mı yapmayı düşünüyorsunuz?..


Özetin özeti: Lise seçmek sıradan bir olay değil. Önünüzdeki 50 yılı düşünerek karar verin! YDS’de ve AÖF’de öğrencilere başarılar diliyoruz.

Yer Siyah Gök Beyaz Şamiyon Beşiktaş

Cumartesi, 30 Mayıs 2009

DENİZLİSPOR-BEŞİKTAŞ 1-2

Turkcell Süper Lig’de sezonun en büyüğü belli oldu. Son haftaya lider giren Beşiktaş, Denizlispor engelini geçerek 6 yıl sonra şampiyonluğa ulaştı. Fortis Türkiye Kupası‘nı da kazanan Siyah beyazlılar, 19 yıl sonra duble yaptı.

2008-2009 şampiyonu beşiktaş
Sezonu Ertuğrul Sağlam ile başlayan, ardından Mustafa Denizli ile devam eden Siyah beyazlılar, ikinci yarıda yakaladığı müthiş formla son haftaya takipçisi Sivasspor’un 2 puan önünde lider giren Beşiktaş, Denizlispor’u Holosko ve İbrahim toraman’ın golleriyle 2-1 yenerek 2008-2009 sezonunun şampiyonluğuna uzandı. Son olarak 2002-2003 sezonunda mutlu sona ualaşan Beşiktaş, tarihinin 13. şampiyonluğunu elde etti.

Mustafa Denizli, Beşiktaş’ı şampiyon yapan ilk Türk teknik direktör olurken, Yıldırım Demirören de başkanlık döneminin ilk zaferini yaşadı.

Kaynak: Yer Siyah Gök Beyaz Şampiyon Beşiktaş

İstanbul’un Fethi 29 Mayıs 1453

Cumartesi, 30 Mayıs 2009

istanbulun fethi
İstanbul’un Fethi, 29 Mayıs 1453′te (Jülyen takvimine göre, Gregoryen takvimine göre 7 Haziran 1453), şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis şehrini Sultan II. Mehmed Han’ın komutanlığında fethetmesidir. Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, Fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiştir.
İstanbul’un önemi
İstanbul, bölgede önemli bir siyasi güç olan Doğu Roma imparatorluğu’nun başkenti olmasının yanısıra, iki kıtayı ve iki denizi birbiriyle bağlayan stratejik konumu itibariyle de önemli bir merkezdi. Bundan dolayı tarihte pek çok devletin topraklarına katmak istediği bir kara parçasıydı.

Bunun yanında İstanbul, İslam devletleri açısından farklı bir öneme haizdi. İslam peygamberi Muhammed, İstanbul’un Müslümanlar tarafından feth edileceğini 7. yüzyılda sahabelerine müjdelemiş ve İstanbul’u fethedecek komutan ve askerlerden övgüyle bahsetmiştir.[1] Bu sebeple tarihe geçen İstanbul kuşatmalarının büyük çoğunluğu İslam devletleri tarafından yapılmıştır.
Önceki fetih denemeleri:
Karadeniz ile Ege’yi birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da oldukça önemli bir şehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, birçok farklı millet ve medeniyet tarafından defalarca kuşatılmışsa da, gerek Bizans’ın sahip olduğu Rum ateşi (grejuva), gerekse şehrin o zamanlar için aşılamaz olarak görülen surları, bu fetih hareketlerini başarısız kılmıştı.

Sayıları 22 olan kuşatmalar sırayla şunlardır:

* M.Ö. 340, Makedonya Kralı Phillippe
* M.Ö. 194, Roma İmparatoru Septim Severus (Başarılı olmuştur. Şehir, Romalıların hakimiyetine geçmiştir.)
* 616, İran Hükümdarı Keyhüsrev
* 626, İranlılar ve Avar Türkleri ortak
* 672, Emevi Halifesi Muaviye
* 712, Emevi Halifesi I. Yezid
* 722, Emevi Halifesi I. Yezid (Yalnızca Galata Limanı alınmış, Arap Camii inşa ettirilmiştir.)
* 782, Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
* 854, Abbasi Halifesi Mütevekkil
* 864, Ruslar
* 869, Abbasiler
* 936, Ruslar
* 959, Macarlar
* 970, Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
* 1203, Latinler (Latinler, İstanbul’u 1261′e kadar ellerinde tuttular.)
* 1302, Venedikliler
* 1348, Cenevizliler
* 1394-1396, Osmanlı Padişahı I. Bayezid
* 1412, Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi
* 1422, Osmanlı Padişahı II. Murat
* 1437, Cenevizliler
* 1453, Osmanlı Padişahı II. Mehmed (Başarılı olmuştur. Şehir, Osmanlıların hakimiyetine geçmiştir.)

Bunların yanında Atilla’nın, Vikinglerin, Bulgarların Avarların ve Gotların da kuşatma yaptığı bazı kaynaklarda geçer ama tarihleri bilinmemektedir.

Tek tip Askerlik Yolda

Cumartesi, 30 Mayıs 2009

tek tip askerlik
Tek tip askerlik yolda. Kısa ve uzun dönem ayrımı kalkıyor. Uygulamanın ayrıntları da belli olmaya başladı.

Bu sıralar, halen askerlik görevinde bulunan ya da askere gitmeye hazırlanan gençler en çok bu soruları merak ediyor. Kışlaların günlük heyecanı haline gelen sorular şöyle:

“Askerlikte tep tip düzen ne zaman uygulanmaya başlanacak?”
“Mevcut kısa dönem askerler yeni yasadan etkilenecek mi?”
“Yeni askerlik süresi kaç ay olacak?”

Odatv araştırdı ve yeni askerilik kanunu ile ilgili belli sonuçlara ulaştı. İşte son bilgiler:

1) Kısa dönem – uzun dönem askerlik uygulamasını kaldıracak yeni düzenleme halen taslak halinde bulunuyor.

2) Taslağın sahibi Genelkurmay Başkanlığı.

3) Genelkurmay, yasa taslağıyla ilgili bakanlıklardan henüz görüş bile istemedi.

4) Maliye, Milli Savunma gibi bakanlıklardan gelecek görüşlerle taslakta değişiklik yapılabilir. Değişikliklerin askerlik tipiyle ilgili değil, daha çok geçiş süreciyle ilgili olabileceği belirtiliyor.

5) Halen askerlik görevinde bulunan bir kişi yeni yasadan hiçbir şekilde etkilenmeyecek. Yeni yasanın yürürlüğe girdiği tarihte örneğin kısa dönem askerlik yapan kişi, başta belirlenen askerlik süresini tamamlayacak. Çünkü kısa dönem askerlik o kişi için kazanılmış hak özelliği gösteriyor.

6) Yetkililere göre yeni yasa, en iyimser yaklaşımla, en erken 1 Ocak 2010 tarihinde yürürlüğe girebilir.

7) Yeni askerlik süresinin 12 ay olarak belirlenmesi üzerinde duruluyor. Bu konuda henüz kesin bir bilgi edinemedik. (Odatv.com)

İnternet başında en çok zamanı Türkler geçiriyor

Perşembe, 28 Mayıs 2009


Türkiye, internet kullanıcısı sayısı açısından Avrupa 7’ncisi iken, internet başında geçirilen saatler ve girilen sayfalar konularında ise birinci oldu.

birinci oldu.

Dijital ölçümler alanında önde gelen kuruluşlardan comScore Inc. Türkiye’deki internet kullanıcılarının davranışlarına ilişkin ilk raporunu yayımladı. Buna göre, Nisan ayında Türkiye’de 15 yaşı üzerinde 17.8 milyon insanı internet kullandı. Bu arada, internet başında geçirilen ortalama süre açısından Türkiye, 32 saat ile birinciliği elde etti. Türkiye, kullanıcı başına girilen sayfalar açısından da birinci sırada bulunuyor.

comScore İnc. tarafından 27 Mayıs yayınlanan Türkiye ile ilgili verilere göre Türkiye’de Nisan ayında 17.8 milyon kişi, bir ev veya işyerinde internete bağlandı. Böylece Türkiye, internet kullanıcısı konusunda Avrupa ülkeleri arasında 7. sırada yer aldı.

Bu arada, Türkiye, internet başında geçirilen zaman açısından da Avrupa birincisi oldu. Türkiye, internete bağlananlar, ortalama olarak ayda 32 saat internet kullandı.

KULLANICI SAYISI

Avrupa’nın en çok internet kullanıcısı olan ülke, 40 milyon ile Almanya oldu. Almanya’yı 36.8 milyon ile İngiltere, 36.3 milyon ile Fransa izliyor. Rusya 31.3 milyon kullanıcı ile dördüncü, İtalya 21.2 milyon ile beşinci, İspanya da 18.6 milyon ile altıncı oldu.

Türkiye, 17.8 milyon kullanıcısı Avrupa’nın 7. iken Doğu Avrupa ülkeleri arasında Rusya’nın ardından ikinci sırada bulunuyor.

INTERNET BAŞINDA GEÇİRİLEN SÜRE

Aynı araştırma da internet başında geçirilen saatler açısından Türkiye’nin, 32 saat ile ve büyük bir farkla birinci olduğunu ortaya koydu. İlk üç sırada 29 saat ile İngiltere ve 28 saatle Fransa da bulunuyor.

Bu arada, girilen sayfaların sayısı açısından da Türkiye, ortalama 3 bin 44 sayfa ile önde görülüyor. Nisan ayında sonra girilen sayfa sayısı açısından Türkiye’den 2 bin 971 ile Fransa, 2 bin 777 ile Finlandiya geliyor.

İnternet cafeler ve mobil telefonlardan internet kullanımının dikkate alınmadığı araştırmayı gerçekleştiren comScore Avrupa Genel Müdürü Mike Read ise bu konuda yaptığı açıklamada “Türkiye’deki on line kullanıcıları, hem kişi başına süre, hem de kişi başına girilen sayfalar açısından diğer Avrupa ülkelerini çok üzerinde” dedi.

SOSYALLEŞME VE EĞLENCE SİTELERİNİN ETKİSİ

Mike Read, Türkiye’rin önde olmasında sosyalleşme ve eğlence sitelerinin kullanımının çok etkili bir faktör olduğuna dikkat çekerken bunun yarattığı çok iyi pazarlama ve reklam olanaklarının altını çizdi. .

Bu arada, Türk internet kullanıcıları, en çok Google’ye giriyor. Nisan ayında Türkiye’de 16 milyondan fazla kullanıcı, Google’ye bağlandı. İkinci ve üçüncü sıralarda ise 15.5 milyon ile Microsoft ve 12.8 milyon ile Facebook bulunuyor. Bu arada, Ekolay ve Fanatik sahibi DOL, 10.1 milyon ile dördüncü oldu.

Yeni MSN (WLM) virüsü: “Bu fotoğraftaki senmisin?”

Çarşamba, 27 Mayıs 2009

msn virüsü
Bu tarz virüsleri durdurmak için en etkili yöntemlerden biri, aşağıdaki adresten indireceğiniz ufak temizlik yazılımıdır:

Aracı buradan indirebilirsiniz

Sayfadaki ilk [+] Download bağlantısına tıkladığınızda indireceğiniz ufak dosyayı çalıştırıp Start’a tıklamanız ve taramadan sonra bilgisayarın yeniden başlamasını beklemeniz gerekiyor. Taramadan sonra bilgisayar kendiliğinden yeniden başlayacağı için açık olan tüm belge ve programları kaydedip çıkmanız gerekecek.

Eğer yukarıdaki araç da işe yaramazsa, güvenlik firmalarının yaptıkları anti-virus testlerinde en iyi puanları alan, birbirleriyle yarışan iki anti-virus yazılımından birini kullanmanızı tavsiye edebilirim:

http://www.free-av.com/AntiVir (İngilizce) (Ücretsiz!)
http://nod32.com.tr/NOD32 (Türkçe!) (Deneme sürümü)

İndirdikten sonra virüs veritabanlarını güncelleyip bir tarama yaptıktan sonra sorununuz çok çok büyük ihtimalle çözülecektir.

Eğer bu da bir işe yaramazsa, bilgisayar güvenliği konusunu forumlarımızda tartışabilirsiniz : bilgegenc.com/forum
kaynak: beyn.org

Windows’un Tahtı Sallanıyor Eninde Sonunda Linux Kazanacak !

Çarşamba, 27 Mayıs 2009

İLGİNÇ İDDİA: ENİNDE SONUNDA LINUX KAZANACAK
Windows’un tahtı fena sallanacak ! Linux bir gün Windows’u geçecek: Bu sözler hayatının büyük kısmını Windows’a harcayan birinden geldi

Keith Curtis tam 11 yıl Microsoft’un araştırma departmanında çalıştı ve Windows işletim sistemleri ve Office için kod yazdı. İlk defa 2004 yılında Linux yüklü bir bilgisayarın başına oturdu ve şu anda Linux’tan vazgeçemiyor.

Curtis, Microsoft’un işletim sisteminin pazar payının çok büyük olduğunu kabul ediyor ama eninde sonunda Linux’un kazanacağını savunuyor. Ona göre bunun başlıca iki sebebi var. Curtis, açık kaynak kodlu olarak geliştirilen yazılımların çok daha kaliteli ürünler hazırlanmasına yol açtığını söylüyor. Firefox ve Linux çekirdeğini buna örnek olarak gösteriyor. Curtis’in altını çizdiği ikinci konu ise Microsoft’un ücretsiz yazılımlara karşı kar marjını sürekli düşürmek zorunda kalıyor olması ve bir yerden sonra daha fazla indirim yapamayacak maddi sıkıntıya gireceği.

Curtis şu an için Microsoft’un yarışta sadece PC’lerde önde olduğunu ama farkın kapandığını söylüyor. Ona göre Microsoft eninde sonunda açık kaynak ve ücretsiz yazılımı kabul etmek zorunda kalacak. “Bir süre sonra insanlar Microsoft’a OpenOffice varken niye Office için para istediğini sormaya başlayacaklar” diyen Curtis, ayrıca “eğer açık kaynak kodlu yazılımların baskısı olmasaydı, Microsoft bugün kaydettiği gelişimlerin yarısına bile ulaşamamış olacaktı” diye ekliyor.

Usulsüz atamalar meclis gündeminde!

Pazar, 24 Mayıs 2009

MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tankut, Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik�in bakanlığının son döneminde yaptığı ve �giderayak usulsüz atamalarö şeklinde basında tartışılan atamaları Meclis gündemine taşıdı.

MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tankut, yargı yoluna da taşınan ve eğitim camiasında büyük tepki çeken atamalarla ilgili yeni Bakan Nimet Çubukçu�nun cevaplaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Tankut, önergesinde, �Önceki Milli Eğitim Bakanı�nın görevden alınmasından birkaç gün önce �Bakan Onaylı� 76. Maddeye dayandırarak yaptığı çok sayıda usulsüz atamalar eğitim çalışanları tarafından bir hakaret olarak algılanmıştırö dedi.

Çelik�in sadece son günlerde yaptığı usulsüz atamaların sayısının yaklaşık 350 kişiye ulaştığını belirten Tankut, yüzde 45�i İstanbul�da olan bu tepki çeken atamaların başta Ankara, Adana, Mersin, Osmaniye olmak üzere birçok il�i kapsadığını bildirdi. Tankut, 7 yıldan beri okul yönetici kadrolarının ilan edilmesini bekleyen on binlerce öğretmen adayının bulunduğunu kaydederek, öğretmenlerin hayal kırıklığına uğradığını söyledi.

Söz konusu atamaların Bakanlık yönetmelikleri ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının yanıtlanmasını isteyen Tankut, �Hiçbir idarecilik deneyimi olmayan sıradan insanların okul müdürü olarak atandığı iddiaları doğru mudur? Eğer usulsüz atamalar yapılmış ise bu atamaların iptal edilmesi için bir çalışma yapılacak mıdır? Şayet bu atamalar hatalı ise niçin ve neden kaynaklanmıştır? Bu atamaları yapanlar veya yapılmasına neden olanlar hakkında bir soruşturma açılmış mıdır? diye sordu.

Yapılan �hatalı atamalarınö, bundan sonra yapılacak tüm atamaları şaibeli hale getireceğini ifade eden Tankut, bu konudaki endişelerin nasıl giderileceğine yanıt istedi. Tankut, Bakan Çubukçu�ya �Gerek Bakanlık Onaylı ve gerekse diğer yöntemlerle 2009 yılı içinde kaç atama yapılmıştır. Bu atamalar nerelere yapılmıştır? �Milli Eğitim Bakanlığı�nın bu kadar siyasallaştığı, hukuksuzluğa bu kadar bulaştığı bir dönem yaşanmamıştır� şeklindeki endişeler nasıl giderilecektir?sorularını sordu.

Bugün milletvekili seçimi olsa!

Pazar, 24 Mayıs 2009

Anket sonuçlarına göre Ak Parti’nin oy oranı yüzde 40′ın altına düşmüş. Onun kaybettiği oylar, diğer partilere dağılmış;

Metropol Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın, Mayıs 2009 itibariyle 30 ilde bin 270 kişiyle yapılan anketler sonucunda hazırladığı Siyasal Durum Araştırmasında, 29 Mart yerel seçimleri sonuçlarını değerlendirdi.

KILIÇDAROĞLU BAYKAL’I GEÇTİ

En beğenilen lider sıralamasında Recep Tayyip Erdoğan yüzde 25.7 ile birinci, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yüzde 8.7 ile ikinci, CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 4.3 ile üçüncü oldu. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise yüzde 4.1 ile dördüncü sırada yer aldı.

EN GÜVENİLEN LİDER

En çok güvenilen lider sıralamasında da Erdoğan yüzde 37.7 ile birinci olurken, Baykal’ı güvenilir bulanların oranı yüzde 8.7 oldu. Bahçeli yüzde 6 ile üçüncü sırayı aldı. Dördüncülüğe de yüzde 2 ile SP lideri Numan Kurtulmuş yerleşti.

BUGÜN MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ OLSA?

Anket sonuçlarına göre partilerde ciddi bir oy kayması bulunmuyor. ‘Bugün milletvekili seçimi yapılsa kime oy verirdiniz?’ sorusuna halkın şöyle cevap vermiş:

Yüzde 37 AK Parti,
Yüzde 19’u CHP
Yüzde 13.7 MHP
Yüzde 5 DTP

Seçmene göre, 29 Mart yerel seçimlerinin en kazançlı partisi AK Parti diyenlerin oranı yüzde 47.9 iken, CHP diyenlerin oranı yüzde 18, MHP diyenlerin oranı ise yüzde 11.8 oldu.

internet haber.

Uğur Dündar’a Gözaltı

Pazar, 24 Mayıs 2009

Milliyet’ten Tolga Şardan’ın haberine göre, Uğur Dündar ve eşiyle ilgili sorgulamaları yapan emniyet birimlerinden sadece 3’ünün Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olduğu belirlendi. 3 birim dışındaki sorgulamaların, Vakit’teki Dündar çiftiyle ilgili haberden önce yapıldığı da ortaya çıkarıldı

Star TV Haber Grup Başkanı Uğur Dündar ve eşi Yasemin Baradan Dündar’ın yurtdışına giriş çıkış kayıtlarıyla ilgili, “özel kalması gereken bilgilerin” kamuoyuna yansımasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yapılan incelemede, söz konusu kayıtların emniyetin tam 16 ayrı birimi tarafından tam 56 kez sorgulandığı ortaya çıktı. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, kayıtların kamuoyuna yansıması konusunda müfettiş görevlendirerek soruşturma başlattı.
Bu konu, ilk kez, Savcı Zekeriya Öz ve yardımcılarının Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesinde Uğur Dündar’ın eşi Yasemin Baradan Dündar’ın yurtdışına çıkışlarına ilişkin bir bölüme de yer vermeleri üzerine gündeme gelmişti. Uğur Dündar, bunun üzerine iddianamenin açıklandığı 25 Mart 2009 akşamı Star Haber’de, ailesiyle ilgili konulara iddianamede yer verilmesini sert bir dille eleştirmişti.

Vakit liste yayımladı

Köktendinci çizgideki Vakit gazetesinin geçtiğimiz hafta Yasemin Baradan Dündar’a ait olduğu belirtilen yurtdışı çıkış kayıtlarını liste halinde yayımlaması tartışmayı yeniden alevlendirmişti. Vakit, “Kendini asma, cevap ver” başlıklı haberinde Yasemin Baradan Dündar’ın 1995-2009 tarihleri arasında 13 kez eşi olmaksızın tek başına yurtdışına çıktığını öne sürmüş, bu konuda bir liste yayımlamış ve pasaport numaralarını vermişti.
Herhangi bir soruşturma geçirmeyen bir vatandaşa ait bu özel bilgilerin bir gazeteye nasıl sızdırıldığı sorusu basında geniş bir şekilde işlenmiş, bazı köşe yazarları olaydan Emniyet örgütünün sorumlu olduğunu belirterek İçişleri Bakanı Prof. Beşir Atalay, Emniyet Genel Müdürü  Oğuz Kaan Köksal’ı eleştirmişlerdi.

Genel müdür talimat verdi

Bunun üzerine, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal’ın talimatıyla Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarında, söz konusu giriş çıkış kayıtlarının “kimlerce sorgulandığı” konusunda bir soruşturma yürütüldüğü öğrenildi. Bu çerçevede, emniyet teşkilatının yurt genelindeki tüm birimlerinde kullanılan Pol-Net adlı internet ağı üzerinden araştırma yapıldı.
Araştırma sonucunda, sadece polis teşkilatı mensuplarının, “özel şifre” ile girebildiği bu sistemde yer alan ve Türkiye’ye giriş-çıkış yapan tüm Türk ve yabancı uyruklu kişilerin bilgilerin bulunduğu kayıtlarda önemli saptamalara ulaşıldı.
Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Dairesi’ndeki kayıtlarda, Uğur Dündar ve eşinin ülkeye giriş çıkış tarihlerinin, 20 Şubat 2009 ile 14 Mayıs 2009 tarihleri arasında, tam 16 ayrı emniyet birimince sorgulandığı ortaya çıktı. Yapılan araştırmada, Dündar çiftinin giriş çıkış kayıtlarının değişik emniyet görevlilerince tam 56 kez sorgulandığı anlaşıldı.
Sorgulamayı yapan birim, sorgulamanın yapıldığı gün ve saat ile sorgulamayı yapan görevlilerin sicil numaraları ve kimlikleri de saptandı.
Bilgi İşlem Dairesi’ndeki uzmanlarca yapılan incelemede, Dündar çiftinin kayıtlarını sorgulayan birimler arasında Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı bazı birimlerin de yer aldığı anlaşıldı. Bunun yanı sıra soruşturmayla ilgisiz bazı emniyet birimlerindeki polis memurları tarafından da sorgulama yapıldığı saptandı.

İnceleme raporunda, Dündar ailesinin kayıtlarının, İstanbul emniyetine bağlı olup Ergenekon soruşturmasında savcılıkla birlikte hareket eden Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, Terörle Mücadele Şubesi ve İstihbarat Şubesi’nce ayrı ayrı sorgulandığı da belirtildi. Ancak, bu 3 birimce yapılan sorgulamanın 2. iddianamenin açıklanmasından sonraki bir tarihte yapılması dikkati çekti.

Çoğu yayından önce

Bu sorgulamalardan 3 birim dışındakilerin tümünün Vakit gazetesinde söz konusu haberin çıkmasından önce yapıldığı belirlendi. Uzmanlar, bu sorgulamalardan Bursa’daki takibin şubat ayında, diğerlerinin ise 2. iddianamenin kamuoyuna açıklandığı ve Dündar’ın tepki gösterdiği 25 Mart tarihi ile sonrasındaki 5 gün içinde yapıldığını belirledi. Bu sorgulamaların 12 birimden yapıldığı ve bazılarından birkaç kez tekrarlandığı saptandı. Edirne’deki sorgulamanın ise nisan sonuna rastladığı ortaya çıkarıldı.

İnceleme başlatıldı

Emniyet Genel Müdürlüğü olayın aydınlatılması için geniş kapsamlı inceleme başlattı. Bakan Beşir Atalay’ın talimatıyla İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden birer Mülkiye ve polis başmüfettişi görevlendirildi. Müfettişler, öncelikle sorgulamaları yapan emniyet görevlilerinin ifadelerine başvuracak. Ayrıca, EGM kayıtlarında daha detaylı inceleme yapacak olan müfettişler, hazırladıkları raporu İçişleri Bakanlığı’na sunacak.

Dündar: Hukuk ve ahlak dışı bir durum
Gazeteci Uğur Dündar,  Milliyet’e Emniyet incelemesinin sonuçlarıyla ilgili olarak dün şu açıklamayı yaptı:
“Bir gazetecinin özgürlük alanının, özel hayatının ne denli kuşatıldığını, ne denli büyük bir gözetim altında olduğunu gösteren hukuk ve ahlak dışı bir durumla karşı karşıyayız.  İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay ve Emniyet Genel Müdürü Sayın Oğuz Kaan Köksal’ın bu ihlallerin ortaya çıkması üzerine gösterdikleri duyarlılık ve hemen gerekli soruşturmayı başlatmaları her türlü takdirin üstündedir.
Ayrıca Türkiye gibi çağdaş bir ülkede eşim tek başına yurtdışına çıksa ne olur? Ama gerçekte durum öyle de değil. Bir kere eşim hayatında Brezilya’ya hiçbir zaman gitmedi.  Ayrıca yurtdışına çıkışlarında benim kendisine eşlik edemediğim zamanlarda mutlaka bir aile büyüğümüz ya da yakınımız, örneğin annesi ya da kız kardeşlerimden biri muhakkak kendisine refakat etmiştir. Çoğunluk ben de işlerimi bitirdikten sonra onlara intikal etmişimdir. Çocuklarımız olduktan sonra da her zaman çocuklarımızla birlikte gitmişizdir.”

İşte o birimler
Dündar çiftine ait kayıtların şu emniyet birimlerinin bilgisayarları üzerinden sorgulandığı saptandı:
* İstanbul Emniyeti Pasaport Şubesi,
* İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şubesi,
* İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi,
* İstanbul Emniyeti İstihbarat Şubesi,
* İstanbul Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğü,
* Bursa Emniyeti Pasaport Şubesi,
* Edirne Emniyeti Kaçakçılık Şubesi,
* Antalya Havalimanı Sınır Kapısı,
* Kayseri Emniyeti Pasaport Şubesi,
* Ağrı Emniyeti Gürbulak Sınır Kapısı,
* Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi,
* Mersin Emniyeti Deniz Hudut Kapısı,
* Adana Emniyeti Asayiş Şubesi,
* Nevşehir Emniyeti Pasaport Şubesi
* Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi
* Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi